EĞİTİM-SAĞLIK EKONOMİ GÜNDEM MAGAZİN

ABİM KİM ALIR SEÇİMİ?

Gerçekten yazı yazarken hiç zorlanmıyorum. Neden derseniz etrafta bir ton yalan ve vaat makinesi varken, yazmakta zorlanmıyorum. Adaylar ve süreçler son dönemece girildi ve artık ölümcül hata yapanların defterleri kapanacak ve tarihin tozlu raflarında ki yerlerini alacaklar.. Bu arada şehirde yeni yapılan bir şey yok maalesef. Mevcut yönetim artık işleri durma noktasına getirdi ve aman benden sonra ki yapsın tavrına dönüldü bu kesin. Yeni demeyelim tadilatta olan Nikâh dairesi, milim milim ilerliyor. Zafer müzesi Allaha emanet iş yapılıyor. Ramazan eğlenceleri askıya alındı ve hastaneler dolup taşıyor ortada saat 16’ dan sonra doktor yok.. Özel hastanelere insanlar mahkûm ediliyor Herkesin de ağzında aynı soru- cevap var. ABİ KİM ALACAK SEÇİMİ!.

—————————————

Aslında ekonomik göstergeler gün geçtikçe yukarıya çıkıyor. Acilen el atılması lazım olan konular şu an kimsenin umurunda değil. İşsizlik almış başını yürümüş. Ama geçtiğimiz gün MHP Kurultayında Sayın Bahçelinin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın siyaseti bırakma kararına kürsüden, Gidemezsin ayrılamazsın çıkışı hakikaten anlamlıydı.. Bunun yanında İstanbul ve Ankara seçimlerinin genel yerel seçimlerinin önünde seyretmesi ve sanki bir tek İstanbul’u Ankara’yı kim alacak tartışmaları da gerçekten şaşırtıcı hareketlerden birisi diye düşünüyorum. Daha öncede söyledim Koskoca memleket bir tek İstanbul dan ve Ankara dan oluşmuyor ki sürekli tartışmalar ve vaatler buralarda olsun.. GARİP..

——————————————

Dönelim tekrar bizim yerel adaylara.. Sevilen ve sayılan simalar öyle heyetlerle dolaşıyorlar ki vatandaş adayı çok sevip oy verecek bile olsa ya şu adamı gördüm ya deyip, fikir değiştiriyor. Ben bunu bizzat gözümle gördüm. Kulağımla duydum. Bu maalesef her parti de var tespitim bu..

Son model araçlarla vatandaşın ayağına giden adaylar çok tepki çekiyor. Geçim sıkıntısında olan halk “Vay be bizim anamız ağlıyor, adamlar son model araçlarla ayağımıza gelip oy istiyorlar” söylemini seslendiriyorlar.

Hele bir aday için “Ankara’yı bitirdi sıra buraya mı geldi” diye serzeniş edip kalabalıktan ayrılan seçmen sayısı da çok fazla..

Adayların yanında her şeyi bilen bazı tipler var. Ama bunlar maşallah her şeyi biliyorlar ve her konuda söyleyecek sözleri var. Seçmen “emekli maaşları ne zaman düzelecek” diyor. “Seçmen vallahi zor geçiniyoruz” diyor. Bu kafadarlar alakasız maydanoz gibi her şeye atlıyorlar ve sanırsınız ki partinin en üst kademesinde ki adam misali kafasınca cevap veriyorlar. Adına ne derseniz deyin. Bu tipler parti adayını da sıkıntıya sokuyor. Ve her dönem beklenti içinde olup ta daha düne kadar partisine küfür edip, şimdi menfaatleri için “yaşa, varol, nurol” şeklinde danalar gibi böğürenlerde var. Bu da alanlarda ki bir diğer tespitim.

——————————————-

Dedik ya garip haller ya.. Derdi tasası yok sanırım milletin. Ya sana ne Kim ne yaparsa yapsın Sen derdini çözecek iş yapacak ve seninle dertlenecek adaylar bulsana. Dahası sana hangi parti hitap ediyorsa onunla olsana… dimi? Şehrin vizyonuna bakarsak geçen dönem belediyeciliğin pek işe yaramadığını, vaatlerin yarısının beklediğini, hafif raylı sistem ve askeri havaalanının sivil trafiğe açılma sözünün verildiğini sizlere önemle hatırlatırım.

Neyseeeee… İşte tam burada samimi, sıcak, cana yakın, dediğini yapan, yapmayacağı işlerin sözünü vermeyen, tetik, canlı, genç, dinamik ve kararlı bir aday gözüme çarpıyor. Elbette HÜSEYİN CEYLAN ULUÇAY…Zaten projelerinin açıklandığı gün tamam demiştim kendi adıma.. Bu işi bu adam başarır. Baksanıza seçim çalışmalarına sürekli dışarda bir orada bir burada Yerinde duramıyor. Yüzü hep gülüyor ve herkesle ilgileniyor. Neymiş efendim! Şuhutluymuş. Yahu Şuhut’ta Afyonun bir ilçesi değil mi? Asıl ırkçılığı yapanlar bu söylemi söyleyenlerdir. Uluçay Başkanın yapacağı işler kesinlikle ilimizin makûs talihini değiştirecek projelerdir. Eeee! Sen taraflısın. Evet, ben taraflıyım ki herkes öyle Gazetecisinden tutunda, kurum amirine kadar Herkesin bir oyu ve sevdiği bir ideoloji var. Elbette herkes taraflı yani.. Hem de Uluçay başkan taraflıyım o kadar. İşimiz yok ta zibidi sürüsüne mi hesap vericez?.. Allah Allah.

Neyse konumuz o kadar çok ki. Hangi birini anlatalım. İnsanoğlu her daim beşer şaşar, Ama doğru tarafta olmak bir erdemdir ve geç kalınmış bir şey yoktur. Yeter ki vicdanınızın sesini acil dinleyin. Şu an ki iktidarın iki önemli sorunu var bence ve çözmekte yine onların profesyonel bakışlarıyla olacak. Biri ekonomik göstergeler, biri de emekliler. Çözülmeyecek meseleler değil. Elbette İllaki çözülecek. Ama buna veryansın ederek terör seviciliği yapanlara da geçit verecek değiliz. En kötü hükümet bile bunların yanında melek kalır. İmamoğlu ve Yavaş gibi sonradan siyasetçilik kisvesine sığınan karakterlere de oy verilecek durumda değiliz. Düşünsenize bir aday dilim sürçü lisan yaptı diyor. Genel başkanları ile kafa kafaya giriyor. Bizim İstanbul beyefendisi de başka kapıya git diyecek kadar haddini aşıyor. Kimsin sen yahu? Bu parti kendini yönetemiyor ki memleketi yönetsin? Her kafadan bir ses çıkıyor. Demokrasi demek boşboğazlık yapmak demek değildir. Bir kere memleketi yönetecek ne kadrosu var ya.. Bir saysanıza bize bizde bilelim.

Neyseeeee… Saçma sapan siyasi ahkâm kesen akademik tiplere de bir çift sözüm var. Kardeşim gidin işinizi yapın. Milletin kafasını bulandırmayın. Terörle el ele gezen siyasi uzantılarıyla danslar eden, tipleri bize sevdirmeye, şirin göstermeye çalışmayın. Anadolu insanı bunu yemez. Her dönem yurtdışından kitleler oy kullanmaya gelmiyor. Anadolu insanı kullanıyor bu oyları. Gereken dersleri de tüm siyasilere veriyor. O yüzden diyoruz ki kendi çıkarları için, oy verme hakkına ve buna ipotek koymaya çalışmak bize göre siyasi ahmaklıktır. Böyle biline.. Türk halkının kantarı belindedir iyi tartar, ona göre..

Neyse bu hafta bu kadar.

Ne diyorduk kendinize çok ama çok iyi davranın Kalın sağlıcakla..